beraberinde

جَاءَ الْفَنَّانُ الشَّهِيرُ بِرِفْقَةِ فِرْقَتِهِ الْمُوسِيقِيَّةِ لِتَقْدِيمِ أَلْبُومِهِ الْجَدِيدِ.

Ünlü sanatçı, yeni albümünü tanıtmak için beraberinde orkestrasıyla birlikte geldi.

زَارَ رَئِيسُ الْوُزَرَاءِ الْبِلَادَ بِصُحْبَةِ وُزَرَائِهِ لِإِجْرَاءِ مُحَادَثَاتٍ مُهِمَّةٍ.

Başbakan, önemli görüşmeler yapmak üzere beraberinde bakanlarla birlikte ülkeyi ziyaret etti.

İlişkili Kelimeler