بِسَبَبِ الطَّقْسِ الفَظِيعِ، ذَهَبَتْ جَمِيعُ خُطَطِنَا أَدْرَاجَ الرِّيَاحِ.
Hava berbat olduğu için bütün planlarımız suya düştü.
بِسَبَبِ الطَّقْسِ الفَظِيعِ، ذَهَبَتْ جَمِيعُ خُطَطِنَا أَدْرَاجَ الرِّيَاحِ.
Hava berbat olduğu için bütün planlarımız suya düştü.
قَدَّمَ فَرِيقُنَا أَدَاءً سَيِّئًا جِدًّا فِي مُبَارَاةِ الْأَمْسِ.
Dünkü maçta takımımız berbat bir performans sergiledi.
أَطْعِمَةُ هَذَا الْمَطْعَمِ مَرِيعَةٌ حَقًّا، لَا أُفَكِّرُ فِي الْمَجِيءِ مَرَّةً أُخْرَى.
Bu restoranın yemekleri gerçekten berbat, bir daha gelmeyi düşünmüyorum.
Ayrıca: بَائِس
أَسْوَأ، سَيِّئَة، سَيِّء، سَيِّئ، رَدِيئَة، كَرِيهَة، رَدِيّ، شَنِيعَة، كَرِيه، فَظِيعَة، رَدِيء، شَنِيع، نَكْرَاء