يَذْهَبُ وَالِدِي إِلَى الحَلَّاقِ بِانْتِظَامٍ كُلَّ شَهْرٍ لِقَصِّ شَعْرِهِ.
Babam her ay düzenli olarak berbere gidip saçlarını kestirir.
يَذْهَبُ وَالِدِي إِلَى الحَلَّاقِ بِانْتِظَامٍ كُلَّ شَهْرٍ لِقَصِّ شَعْرِهِ.
Babam her ay düzenli olarak berbere gidip saçlarını kestirir.
يَهْتَمُّ الْمُزَيِّنُ فِي حَارَتِنَا بِعُمَلَائِهِ كَثِيرًا.
Mahallemizdeki berber, müşterilerine çok özen gösteriyor.
مُصَفِّفُ الشَّعْرِ، حَالِق، حَالِق الذقن