كَانَ حَصَادُ هَذَا الْعَامِ مُبَارَكًا لِلْغَايَةِ، وَالْمُزَارِعُونَ سُعَدَاءُ جِدًّا.
Bu yılki hasat çok bereketli geçti, çiftçiler çok memnun.
كَانَ حَصَادُ هَذَا الْعَامِ مُبَارَكًا لِلْغَايَةِ، وَالْمُزَارِعُونَ سُعَدَاءُ جِدًّا.
Bu yılki hasat çok bereketli geçti, çiftçiler çok memnun.
لِكَيْ تَعِيشَ حَيَاةَ الْوَفْرَةِ، عَلَيْكَ أَنْ تَعْمَلَ بِجِدٍّ.
Bereketli bir yaşam sürmek için çok çalışmak gerekiyor.
اللَّهُمَّ بَارِكْ فِي بَيْتِنَا.
Allah, evimize bereket versin.
Ayrıca: خِصْب
فَيْض، مُبَارَكَة، غَيْث، خُصُوبَة