bereli

رَأَيْتُ طِفْلًا يَرْتَدِي قُبَّعَةً صُوفِيَّةً عِنْدَمَا خَرَجَ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ.

Soğuk havada dışarı çıkarken bereli bir çocuk gördüm.