هَذِهِ الشَّجَرَةُ لَدَيْهَا هَيْكَلٌ صُلْبٌ لِلْغَايَةِ.
Bu ağaç çok berk bir yapıya sahip.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ لَدَيْكَ إِرَادَةٌ قَوِيَّةٌ.
Berk bir iradeye sahip olmalısın.
لَقَدْ بَنَوْا قَلْعَةً مَتِينَةً.
Berk bir kale inşa ettiler.