تُغَذِّي الْأُمَّهَاتُ أَطْفَالَهُنَّ بِالرَّضَاعَةِ الطَّبِيعِيَّةِ بِحُبٍّ وَحَنَانٍ.
Anneler bebeklerini emzirerek onları sevgi ve şefkatle beslerler.
تُغَذِّي الْأُمَّهَاتُ أَطْفَالَهُنَّ بِالرَّضَاعَةِ الطَّبِيعِيَّةِ بِحُبٍّ وَحَنَانٍ.
Anneler bebeklerini emzirerek onları sevgi ve şefkatle beslerler.
سَمَّنَ الْفَلَّاحُ مَاشِيَتَهُ اسْتِعْدَاداً لِفَصْلِ الشِّتَاءِ الْقَادِمِ.
Çiftçi, yaklaşan kış mevsimine hazırlık olarak hayvanlarını besledi.
Ayrıca: أَعَالَ، رَبَّى
رَفَدَ النَّهْر، رَفَدَ، قَوَّتَ، لَبَأَ، أَرْفَدَ