تَصْرِيح — تَصَارِيح
أَدْلَى السِّيَاسِيُّ بِتَصْرِيحٍ هَامٍّ لِلصَّحَفِيِّينَ.
Politikacı, gazetecilere önemli bir beyanat verdi.
أَدْلَى السِّيَاسِيُّ بِتَصْرِيحٍ هَامٍّ لِلصَّحَفِيِّينَ.
Politikacı, gazetecilere önemli bir beyanat verdi.
نَشَرَتِ الشَّرِكَةُ بَيَانًا عَنْ وَضْعِهَا الْمَالِيِّ.
Şirket, mali durumu hakkında bir beyanat yayınladı.
أَدْلَى الشَّاهِدُ بِإِفَادَةٍ لِلشُّرْطَةِ حَوْلَ الْحَادِثِ.
Tanık, polise olayla ilgili bir beyanat verdi.