الزَّخْرَفَةُ عَلَى جُدْرَانِ هٰذِهِ الغُرْفَةِ مُلْفِتَةٌ لِلْغَايَةِ وَتَبْدُو جَمِيلَةً.
Bu odanın duvarlarındaki bezekler çok dikkat çekici ve güzel görünüyor.
الزَّخْرَفَةُ عَلَى جُدْرَانِ هٰذِهِ الغُرْفَةِ مُلْفِتَةٌ لِلْغَايَةِ وَتَبْدُو جَمِيلَةً.
Bu odanın duvarlarındaki bezekler çok dikkat çekici ve güzel görünüyor.
اخْتَارَ الفَنَّانُ وَوَضَعَ بِعِنَايَةٍ كُلَّ تَزْيِينٍ قَامَ بِهِ لِمَعْرِضِهِ.
Sanatçı, sergisi için yaptığı her bir bezeği özenle seçti ve yerleştirdi.
تَعْكِسُ النُّقُوشُ عَلَى وَاجِهَاتِ المَبَانِي التَّارِيخِيَّةِ الفَهْمَ الفَنِّيَّ لِتِلْكَ الفَتْرَةِ.
Tarihi binaların cephelerindeki bezekler, o dönemin sanat anlayışını yansıtıyor.