تَمَّ إِطْلَاقُ حَمْلَةِ مُسَاعَدَةٍ لِلْأَشْخَاصِ الْبَائِسِينَ الَّذِينَ فَقَدُوا مَنَازِلَهُمْ فِي الزِّلْزَالِ.
Depremde evsiz kalan biçare insanlar için yardım kampanyası başlatıldı.
تَمَّ إِطْلَاقُ حَمْلَةِ مُسَاعَدَةٍ لِلْأَشْخَاصِ الْبَائِسِينَ الَّذِينَ فَقَدُوا مَنَازِلَهُمْ فِي الزِّلْزَالِ.
Depremde evsiz kalan biçare insanlar için yardım kampanyası başlatıldı.
الشُّعُورُ بِالْعَجْزِ أَمَامَ الْمَرَضِ هُوَ وَضْعٌ مُحْزِنٌ لِلْغَايَةِ.
Hastalık karşısında biçare hissetmek çok üzücü bir durum.
لَجَأَ الْقِطُّ الْمِسْكِينُ إِلَى وَاجِهَةِ مَتْجَرٍ لِيَحْتَمِيَ مِنَ الْبَرْدِ.
Biçare kedi, soğuktan korunmak için bir dükkanın önüne sığındı.