biçimsiz

قَدْ تَبْدُو الحَدِيقَةُ غَيْرُ المُنَسَّقَةِ أَكْثَرَ طَبِيعِيَّةً مِنَ الحَدِيقَةِ المُنَظَّمَةِ.

Biçimsiz bir bahçe, düzenli bir bahçeden daha doğal görünebilir.

يَلْفِتُ هَذَا التِّمْثَالُ الِانْتِبَاهَ بِخُطُوطِهِ عَدِيمَةِ الشَّكْلِ.

Bu heykel, biçimsiz hatlarıyla dikkat çekiyor.

أَصْبَحَتِ السَّيَّارَةُ فَاقِدَةَ الشَّكْلِ بَعْدَ الحَادِثِ.

Kaza sonrası araba biçimsiz hale gelmişti.

İlişkili Kelimeler