bidayet

كَانَتْ بِدَايَةُ هَذَا الْمَشْرُوعِ صَعْبَةً لِلْغَايَةِ، وَلَكِنِ الْآنَ كُلُّ شَيْءٍ عَلَى مَا يُرَامُ.

Bu projenin bidayeti çok zorlu geçti, ancak şimdi her şey yolunda.

كُلُّ يَوْمٍ جَدِيدٍ يَعْنِي مُسْتَهَلًّا جَدِيدًا.

Her yeni gün, yeni bir bidayet demektir.