bilet

اشْتَرَيْتُ تَذْكِرَتَيْنِ لِلذَّهَابِ إِلَى الْحَفْلِ.

Konsere gitmek için iki tane bilet aldım.

ذَهَبْتُ إِلَى الْكُشْكِ لِشِرَاءِ بِطَاقَةِ حَافِلَةٍ.

Otobüs bileti almak için gişeye gittim.

إِذْنُ دُخُولٍ — أذونات دخول

مِنَ الضَّرُورِيِّ الْحُصُولُ عَلَى إِذْنِ دُخُولٍ لِلدُّخُولِ إِلَى الْمَتْحَفِ.

Müzeye giriş için bilet almak gerekiyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler