biletmek

أَخَذْتُ السِّكِّينَ إِلَى الْحِرَفِيِّ لِكَيْ يَسُنَّهَا.

Bıçağı biletmek için ustaya götürdüm.

الْفَأْسُ أَصْبَحَ كَلِيلاً، يَجِبُ شَحْذُهُ.

Balta körelmiş, onu biletmek gerekiyor.

İlişkili Kelimeler