bilindik

تَبْدُو هَذِهِ الْأُغْنِيَةُ مَأْلُوفَةً جِدًّا بِالنِّسْبَةِ لِي، وَكَأَنَّنِي سَمِعْتُهَا مِنْ قَبْلُ.

Bu şarkı bana çok bilindik geliyor, sanki daha önce duymuştum.

هَذَا الْمَطْعَمُ مَكَانٌ مَعْرُوفٌ بِأَطْبَاقِهِ اللَّذِيذَةِ وَخِدْمَتِهِ الْوَدُودَةِ.

Bu restoran, lezzetli yemekleri ve güler yüzlü hizmetiyle bilindik bir yerdir.

يُسْعِدُنِي رُؤْيَةُ وُجُوهٍ مُعْتَادَةٍ فِي هَذَا الشَّارِعِ.

Bu sokakta bilindik yüzler görmek beni mutlu ediyor.

İlişkili Kelimeler