billur

الْكَأْسُ الْمَصْنُوعَةُ مِنَ الْبِلَّوْرِ تَلْمَعُ عَلَى الطَّاوِلَةِ.

Billurdan yapılmış bardak masanın üzerinde parlıyor.

أَضَافَتِ الْكُؤُوسُ الْكَرِيسْتَالِيَّةُ أَنَاقَةً إِلَى الْمَائِدَةِ.

Billur bardaklar, masaya zarafet katıyordu.

كَانَتِ الثُّرَيَّا الْمَصْنُوعَةُ مِنَ الزُّجَاجِ النَّقِيِّ تُضِيءُ الْغُرْفَةَ.

Billurdan yapılmış avize, odayı aydınlatıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler