هَذِهِ الْفُرْصَةُ نَادِرَةٌ، لَا تَأْتِي إِلَّا مَرَّةً وَاحِدَةً.
Bu fırsat binde bir, ancak bir kez gelir.
هَذِهِ الْفُرْصَةُ نَادِرَةٌ، لَا تَأْتِي إِلَّا مَرَّةً وَاحِدَةً.
Bu fırsat binde bir, ancak bir kez gelir.
هَذَا النَّوْعُ مِنَ الْأَحْدَاثِ نَادِرُ الْحُدُوثِ.
Bu tür olaylar binde bir yaşanır.
رَأَيْنَا فِي الْحَدِيقَةِ طَائِرًا غَيْرَ مَأْلُوفٍ.
Bahçede binde bir görülen bir kuş gördük.
Ayrıca: اِسْتِثْنَائِيّ، غَيْرُ شَائِعٍ