تَجَاوَزَتْ خَسَائِرُ الشَّرِكَةِ الْأَلْفَ، وَوَصَلُوا إِلَى حَافَّةِ الْإِفْلَاسِ.
Şirketin zararı bini aştı, iflasın eşiğine geldiler.
تَجَاوَزَتْ خَسَائِرُ الشَّرِكَةِ الْأَلْفَ، وَوَصَلُوا إِلَى حَافَّةِ الْإِفْلَاسِ.
Şirketin zararı bini aştı, iflasın eşiğine geldiler.
فُوجِئَ الْمُنَظِّمُونَ عِنْدَمَا تَعَدَّى عَدَدُ الْجُمْهُورِ فِي الْحَفْلِ الْأَلْفَ.
Konserdeki seyirci sayısı bini aşınca organizatörler şaşırdı.
حَقَّقَ الْكِتَابُ نَجَاحًا كَبِيرًا بِتَجَاوُزِ مَبِيعَاتِهِ الْأَلْفَ.
Kitabın satış rakamları bini aşarak büyük başarı elde etti.