أَرْكَبُ الْحَافِلَةَ كُلَّ صَبَاحٍ لِلذَّهَابِ إِلَى الْعَمَلِ وَتَسْتَغْرِقُ الرِّحْلَةُ حَوَالَيْ نِصْفِ سَاعَةٍ.
Her sabah işe gitmek için otobüse biniyorum ve yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor.
أَرْكَبُ الْحَافِلَةَ كُلَّ صَبَاحٍ لِلذَّهَابِ إِلَى الْعَمَلِ وَتَسْتَغْرِقُ الرِّحْلَةُ حَوَالَيْ نِصْفِ سَاعَةٍ.
Her sabah işe gitmek için otobüse biniyorum ve yolculuk yaklaşık yarım saat sürüyor.
صَعِدَ الرُّكَّابُ إِلَى الْقِطَارِ قَبْلَ أَنْ يَتَحَرَّكَ.
Yolcular hareket etmeden önce trene bindiler.
امْتَطَى الْفَارِسُ حِصَانَهُ وَانْطَلَقَ بِسُرْعَةٍ.
Şövalye atına bindi ve hızla yola çıktı.
اِسْتَقَلَّ، اِعْتَلَى