bir düzine

اِشْتَرَيْتُ دُزِّينَةَ بَيْضٍ مِنَ الْمَتْجَرِ.

Markette bir düzine yumurta aldım.

سَيَكُونُ اثْنَا عَشَرَ قَلَمًا كَافِيًا.

Bir düzine kalem yeterli olacaktır.