أَعْتَقِدُ أَنَّهُ فِي يَوْمٍ مِنَ الْأَيَّامِ سَيَتَحَسَّنُ كُلُّ شَيْءٍ.
Bir gün her şeyin düzeleceğine inanıyorum.
أَعْتَقِدُ أَنَّهُ فِي يَوْمٍ مِنَ الْأَيَّامِ سَيَتَحَسَّنُ كُلُّ شَيْءٍ.
Bir gün her şeyin düzeleceğine inanıyorum.
أَتَمَنَّى أَنْ أَزُورَ مَدِينَةَ إِسْطَنْبُولَ الْجَمِيلَةَ يَوْمًا مَا فِي الْمُسْتَقْبَلِ الْقَرِيبِ.
Umarım yakın gelecekte bir gün güzel İstanbul şehrini ziyaret ederim.
سَأَزُورُ مَدِينَتَكَ فِي أَحَدِ الْأَيَّامِ.
Bir gün şehrini ziyaret edeceğim.
ذَاتَ يَوْمٍ