لَمْ يَتَبَقَّ فِي الْفَصْلِ سِوَى طَالِبٍ وَاحِدٍ، وَالْآخَرُونَ قَدْ ذَهَبُوا بِالْفِعْلِ.
Sınıfta sadece bir öğrenci kalmıştı, diğerleri çoktan gitmişti.
لَمْ يَتَبَقَّ فِي الْفَصْلِ سِوَى طَالِبٍ وَاحِدٍ، وَالْآخَرُونَ قَدْ ذَهَبُوا بِالْفِعْلِ.
Sınıfta sadece bir öğrenci kalmıştı, diğerleri çoktan gitmişti.
أُرِيدُ أَنْ أَقْرَأَ أَحَدَ هَذِهِ الْكُتُبِ، لَكِنَّنِي لَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أُقَرِّرَ أَيَّ وَاحِدٍ أَخْتَارُ.
Bu kitaplardan birini okumak istiyorum, ama hangisini seçeceğime karar veremiyorum.
أَعْطِنِي وَاحِدَةً مِنْ هَذِهِ الزُّهُورِ الْجَمِيلَةِ مِنْ فَضْلِكَ.
Lütfen bana bu güzel çiçeklerden birini ver.
الوَاحِدَة