هَلْ يُمْكِنُكَ التَّحَدُّثُ بِبُطْءٍ أَكْثَرَ قَلِيلًا مِنْ فَضْلِكَ، أَجِدُ صُعُوبَةً فِي فَهْمِكَ.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musun, seni anlamakta zorlanıyorum.
هَلْ يُمْكِنُكَ التَّحَدُّثُ بِبُطْءٍ أَكْثَرَ قَلِيلًا مِنْ فَضْلِكَ، أَجِدُ صُعُوبَةً فِي فَهْمِكَ.
Lütfen biraz daha yavaş konuşur musun, seni anlamakta zorlanıyorum.
هَذَا الْفُسْتَانُ كَبِيرٌ بَعْضَ الشَّيْءِ عَلَيَّ، يَجِبُ أَنْ آخُذَهُ إِلَى الْخَيَّاطِ.
Bu elbise bana biraz büyük geldi, terziye götürmem gerekiyor.
شَيْئًا، شَوِيّ