birdenbire

أَظْلَمَتِ السَّمَاءُ فَجْأَةً وَبَدَأَتْ عَاصِفَةٌ شَدِيدَةٌ.

Birdenbire hava karardı ve şiddetli bir fırtına başladı.

تَفَاجَأْتُ جِدّاً عِنْدَمَا رَأَيْتُهُ أَمَامِي عَلَى حِينِ غِرَّةٍ.

Birdenbire karşımda onu görünce çok şaşırdım.

تَغَيَّرَتِ الْأُمُورُ بِشَكْلٍ غَيْرِ مُتَوَقَّعٍ وَسَارَ كُلُّ شَيْءٍ فِي اتِّجَاهٍ مُخْتَلِفٍ.

Birdenbire işler değişti ve her şey farklı bir yöne gitti.

İlişkili Kelimeler