birer

وَزَّعُوا عَلَى كُلِّ طَالِبٍ كِتَابًا، وَكَانَ الجَمِيعُ سُعَدَاءَ.

Her öğrenciye birer kitap dağıttılar, herkes mutlu oldu.

قَدَّمُوا كُوبَ شَايٍ لِكُلِّ وَاحِدٍ مِنَ الضُّيُوفِ.

Misafirlere birer bardak çay ikram ettiler.

تَمَّ اخْتِيَارُ مُمَثِّلٍ وَاحِدٍ لِكُلِّ فَرِيقٍ.

Her takıma birer temsilci seçildi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler