birer birer

جَاءَ الطُّلَّابُ إِلَى مُعَلِّمِهِمْ وَاحِدًا وَاحِدًا وَطَرَحُوا أَسْئِلَتَهُمْ.

Öğrenciler, öğretmenlerinin yanına birer birer gelerek sorularını sordular.

بَدَأَ الْمُتَسَابِقُونَ فِي إِكْمَالِ الْمَسَارِ فُرَادَى.

Yarışmacılar, parkuru birer birer tamamlamaya başladılar.

قَدَّمَ الْمُغَنِّي أَغَانِيَ أَلْبُومِهِ الْجَدِيدِ بِالتَّتَابُعِ.

Şarkıcı, yeni albümündeki şarkıları birer birer tanıttı.

İlişkili Kelimeler