bireyselleştirmek

أَرَادَ الْمُعَلِّمُ أَنْ يُضْفِيَ طَابِعًا فَرْدِيًّا عَلَى الدُّرُوسِ وِفْقًا لِسُرْعَةِ تَعَلُّمِ كُلِّ طَالِبٍ.

Öğretmen, her öğrencinin öğrenme hızına göre dersleri bireyselleştirmek istedi.

تَعْمَلُ الشَّرِكَةُ عَلَى تَخْصِيصِ اسْتِرَاتِيجِيَّاتِ التَّسْوِيقِ وِفْقًا لِاهْتِمَامَاتِ الْعُمَلَاءِ.

Şirket, pazarlama stratejilerini müşterilerin ilgi alanlarına göre bireyselleştirmek için çalışıyor.

يُمْكِنُ اسْتِخْدَامُ هَذَا النَّهْجِ لِفَرْدَنَةِ النِّظَامِ التَّعْلِيمِيِّ بِشَكْلٍ أَكْبَرَ.

Bu yaklaşım, eğitim sistemini daha fazla bireyselleştirmek için kullanılabilir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler