bitümlü

سِرْنَا عَلَى طَرِيقٍ مُقَيَّرٍ نَاعِمٍ.

Pürüzsüz bitümlü bir yolda yürüdük.

تُسْتَخْدَمُ الْمَوَادُّ الْأَسْفَلْتِيَّةُ بِشَكْلٍ مُتَكَرِّرٍ فِي بِنَاءِ الطُّرُقِ.

Bitümlü malzemeler, yol yapımında sıklıkla kullanılır.

التُّرْبَةُ الزِّفْتِيَّةُ لَيْسَتْ مُنَاسِبَةً لِزِرَاعَةِ النَّبَاتَاتِ.

Bitümlü toprak, bitki yetiştirmek için uygun değildir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler