boğum

عُقْدَة — عُقَد

تَحْمِلُ كُلُّ عُقْدَةٍ مِنْ قَصَبِ الْخَيْزُرَانِ خَاصِّيَّةً مُخْتَلِفَةً.

Bambu kamışının her bir boğumu farklı bir özellik taşır.

مَفْصِل — مَفَاصِل

بِفَضْلِ مَفَاصِلِ الْأَصَابِعِ، يُمْكِنُنَا الْإِمْسَاكُ بِالْأَشْيَاءِ بِسُهُولَةٍ.

Parmakların boğumları sayesinde nesneleri kolayca kavrayabiliriz.

أَجْسَامُ الدِّيدَانِ عِبَارَةٌ عَنْ حَلَقَاتٍ مُتَّصِلَةٍ.

Solucanların vücutları boğum boğumdur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler