boş bırakmamak

Anlamlar

لم يتركه أصدقاؤه وحيدا في وقت صعب، لم يتركوه فارغا أبدا.

Arkadaşları onu zor zamanında yalnız bırakmadı, onu hiç boş bırakmadılar.

لم يهمل المعلم طلابه، كان دائما يهتم بهم.

Öğretmen öğrencilerini boş bırakmadı, her zaman onlarla ilgilendi.

تقوم الشركة بتوظيف موظفين جدد باستمرار لعدم ترك المناصب المهمة شاغرة.

Şirket, önemli pozisyonları boş bırakmamak için sürekli yeni elemanlar alıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler