boş durmak

لَا أُرِيدُ أَنْ أَبْقَى عَاطِلًا عَنِ الْعَمَلِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ بَعْدَ التَّخَرُّجِ، أُرِيدُ أَنْ أَبْدَأَ الْعَمَلَ عَلَى الْفَوْرِ.

Mezun olduktan sonra uzun süre boş durmak istemiyorum, hemen işe başlamak istiyorum.

بَعْدَ التَّقَاعُدِ، لَمْ أَعْمَلْ لِفَتْرَةٍ مِنَ الْوَقْتِ، ثُمَّ بَدَأْتُ فِي الْأَعْمَالِ التَّطَوُّعِيَّةِ.

Emekli olduktan sonra bir süre boş durdum, sonra gönüllü işlere başladım.

عِنْدَمَا تَعَطَّلَتِ الْآلَةُ، اضْطُرَّ الْعُمَّالُ إِلَى التَّوَقُّفِ عَنِ الْعَمَلِ.

Makine bozulunca işçiler boş durmak zorunda kaldılar.

İlişkili Kelimeler