boş kalmak

بَقِيَ الْمَنْزِلُ فَارِغًا لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ، لَمْ يَهْتَمَّ بِهِ أَحَدٌ.

Ev uzun süre boş kaldı, kimse ilgilenmedi.

أَصْبَحَ هَذَا الْمَنْصِبُ شَاغِرًا بَعْدَ تَقَاعُدِ الْمُدِيرِ.

Müdürün emekli olmasıyla o pozisyon boş kaldı.

İlişkili Kelimeler