boşuna

انْتَظَرْتُ عَبَثًا، لَنْ يَأْتِيَ.

Boşuna bekledim, gelmeyecek.

ذَهَبَ جُهْدُهُ سُدًى عِنْدَمَا اكْتَشَفَ أَنَّ الْمَشْرُوعَ قَدْ أُلْغِيَ.

Projenin iptal edildiğini keşfettiğinde çabası boşa gitti.

لَا تُحَاوِلْ بِلَا فَائِدَةٍ، لَنْ يَتَغَيَّرَ.

Boşuna uğraşma, değişmeyecek.

Ayrıca: هَبَاء

İlişkili Kelimeler