لَفَّتْ أُمِّي الْهَدَايَا بِأَوْرَاقٍ مُلَوَّنَةٍ.
Annem, hediyeleri renkli kağıtlarla bohçaladı.
لَفَّتْ أُمِّي الْهَدَايَا بِأَوْرَاقٍ مُلَوَّنَةٍ.
Annem, hediyeleri renkli kağıtlarla bohçaladı.
حَزَمَ الْمُهَاجِرُونَ أَمْتِعَتَهُمْ وَانْطَلَقُوا فِي الطَّرِيقِ.
Göçmenler eşyalarını bohçalayıp yola koyuldular.
رَزَمَ