كَانَ بِرَازُ الْكَلْبِ فِي كُلِّ مَكَانٍ فِي الْحَدِيقَةِ، اضْطُرِرْتُ لِتَنْظِيفِهِ.
Köpeğin boku bahçede her yerdeydi, temizlemek zorunda kaldım.
كَانَ بِرَازُ الْكَلْبِ فِي كُلِّ مَكَانٍ فِي الْحَدِيقَةِ، اضْطُرِرْتُ لِتَنْظِيفِهِ.
Köpeğin boku bahçede her yerdeydi, temizlemek zorunda kaldım.
رَأَيْتُ الْفَلَّاحَ يَجْمَعُ رَوْثَ الْبَقَرِ فِي الصَّبَاحِ لِيَضَعَهُ فِي حَقْلِهِ.
Çiftçinin sabahleyin tarlasına koymak için ineğin bokunu topladığını gördüm.
كَانَتْ رَائِحَةُ الْخَرَاءِ تَمْلَأُ الْمَكَانَ بِسَبَبِ انْسِدَادِ الْمَجَارِي.
Kanalizasyon tıkanıklığı nedeniyle her yer bok kokuyordu.