bomba patlatmak

فَجَّرَ الْإِرْهَابِيُّونَ قُنْبُلَةً فِي وَسَطِ الْمَدِينَةِ.

Teröristler şehir merkezinde bomba patlattılar.

فَجَّرَ مُفَاجَأَةً بِهَدِيَّةٍ غَيْرِ مُتَوَقَّعَةٍ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ.

Düğünde sürpriz bir hediye ile bomba patlattı.

İlişkili Kelimeler