قَنْبَلَ الطَّيَرَانُ الْحَرْبِيُّ مَوَاقِعَ الْعَدُوِّ فِي الْمَدِينَةِ الْحُدُودِيَّةِ
Savaş uçakları sınır şehrindeki düşman mevzilerini bombaladı
قَنْبَلَ الطَّيَرَانُ الْحَرْبِيُّ مَوَاقِعَ الْعَدُوِّ فِي الْمَدِينَةِ الْحُدُودِيَّةِ
Savaş uçakları sınır şehrindeki düşman mevzilerini bombaladı
بَدَأَتْ طَائِرَاتُ الْعَدُوِّ فِي قَصْفِ الْمَدِينَةِ.
Düşman uçakları şehri bombalamaya başladı.
هَاجَمَ الصَّحَفِيُّونَ السِّيَاسِيَّ بِشِدَّةٍ بِادِّعَاءَاتِ الْفَسَادِ.
Gazeteciler, politikacıyı yolsuzluk iddialarıyla bombaladılar.