قَصَفَ الْعَدُوُّ الْمَدِينَةَ.
Düşman şehri bombardımana tuttu.
قَصَفَ الْعَدُوُّ الْمَدِينَةَ.
Düşman şehri bombardımana tuttu.
أَمْطَرَ النُّقَّادُ الْفِيلْمَ بِوَابِلٍ مِنَ الِانْتِقَادَاتِ.
Eleştirmenler filmi eleştiri bombardımanına tuttular.
هَاجَمَ الْفَرِيقُ الْمُنَافِسُ الْمَرْمَى بِوَابِلٍ مِنَ التَّسْدِيدَاتِ.
Rakip takım kaleyi şut bombardımanına tuttu.