دَيْن — دُيُون
يَجِبُ أَنْ أَكُونَ حَذِرًا جِدًّا لِدَفْعِ الدَّيْنِ الَّذِي أَخَذْتُهُ مِنَ الْبَنْكِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Bankadan aldığım borcu zamanında ödemek için çok dikkatli olmalıyım.
يَجِبُ أَنْ أَكُونَ حَذِرًا جِدًّا لِدَفْعِ الدَّيْنِ الَّذِي أَخَذْتُهُ مِنَ الْبَنْكِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
Bankadan aldığım borcu zamanında ödemek için çok dikkatli olmalıyım.
اضْطُرِرْنَا إِلَى أَخْذِ قَرْضٍ كَبِيرٍ مِنَ الْبَنْكِ لِشِرَاءِ مَنْزِلٍ جَدِيدٍ.
Yeni bir ev almak için bankadan büyük bir borç almak zorunda kaldık.
الْتِزَامُنَا تُجَاهَ بَلَدِنَا هُوَ الْعَمَلُ عَلَى حِمَايَتِهِ وَتَطْوِيرِهِ.
Ülkemize karşı borcumuz, onu korumak ve geliştirmek için çalışmaktır.
سُلْفَة