قَرَّرَ الْمُسْتَهْلِكُونَ مُقَاطَعَةَ الشَّرِكَاتِ الَّتِي لَا تُخَفِّضُ الْأَسْعَارَ.
Tüketiciler, fiyatları düşürmeyen şirketleri boykot etme kararı aldı.
قَرَّرَ الْمُسْتَهْلِكُونَ مُقَاطَعَةَ الشَّرِكَاتِ الَّتِي لَا تُخَفِّضُ الْأَسْعَارَ.
Tüketiciler, fiyatları düşürmeyen şirketleri boykot etme kararı aldı.
هَدَّدَتِ النِّقَابَةُ بِالِامْتِنَاعِ عَنِ الْإِنْتَاجِ بِسَبَبِ خِلَافٍ مَعَ صَاحِبِ الْعَمَلِ.
Sendika, işverenle anlaşmazlık nedeniyle üretimi boykot etme tehdidinde bulundu.