ازْدَادَ طُولُ الأَطْفَالِ خِلَالَ العُطْلَةِ الصَّيْفِيَّةِ بِالتَّشَمُّسِ وَالسِّبَاحَةِ كَثِيرًا.
Çocuklar yaz tatilinde güneşlenip bol bol yüzerek boylandılar.
ازْدَادَ طُولُ الأَطْفَالِ خِلَالَ العُطْلَةِ الصَّيْفِيَّةِ بِالتَّشَمُّسِ وَالسِّبَاحَةِ كَثِيرًا.
Çocuklar yaz tatilinde güneşlenip bol bol yüzerek boylandılar.
بَدَأَتِ الشَّتْلَاتُ تَنْمُو بِسُرْعَةٍ مَعَ أَمْطَارِ الرَّبِيعِ.
Fidanlar bahar yağmurlarıyla birlikte hızla boylanmaya başladı.