boynu bükük

عَادَ إِلَى مَنْزِلِهِ مَكْسُورًا بَعْدَ أَنْ فَشِلَ فِي الْحُصُولِ عَلَى تَرْقِيَةٍ عَلَى الرَّغْمِ مِنْ عَمَلِهِ الْجَادِّ.

O kadar çok çalışmasına rağmen terfi alamayınca boynu bükük bir şekilde evine döndü.

بَعْدَ الحَرِيقِ فِي القَرْيَةِ، كَانَ الجَمِيعُ يَنْظُرُونَ حَوْلَهُمْ بِحُزْنٍ.

Köydeki yangından sonra herkes boynu bükük bir şekilde etrafa bakınıyordu.

عِنْدَمَا حَصَلَ عَلَى دَرَجَةٍ مُنْخَفِضَةٍ فِي الِامْتِحَانِ، طَلَبَ المُسَاعَدَةَ مِنْ مُعَلِّمِهِ وَهُوَ مُحْبَطٌ.

Sınavdan düşük not alınca boynu bükük bir şekilde öğretmeninden yardım istedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler