لَقَدْ بَذَلُوا جُهُودًا كَبِيرَةً لِإِخْضَاعِ أَعْدَائِهِمْ لِسَيْطَرَتِهِمْ فِي الحَرْبِ.
Savaşta düşmanlarını boyunduruk altına almak için çok çabaladılar.
لَقَدْ بَذَلُوا جُهُودًا كَبِيرَةً لِإِخْضَاعِ أَعْدَائِهِمْ لِسَيْطَرَتِهِمْ فِي الحَرْبِ.
Savaşta düşmanlarını boyunduruk altına almak için çok çabaladılar.
أَرَادَ الْمُسْتَعْمِرُونَ اسْتِعْبَادَ السُّكَّانِ الْأَصْلِيِّينَ.
Sömürgeciler yerli halkları boyunduruk altına almak istediler.