ذَهَبْتُ إِلَى الْمَتْجَرِ لِصَرْفِ وَرَقَةٍ نَقْدِيَّةٍ كَبِيرَةٍ، لِأَنَّنِي كُنْتُ بِحَاجَةٍ إِلَى عُمْلَاتٍ مَعْدِنِيَّةٍ صَغِيرَةٍ.
Büyük bir banknotu bozdurmak için markete gittim, çünkü küçük paraya ihtiyacım vardı.
ذَهَبْتُ إِلَى الْمَتْجَرِ لِصَرْفِ وَرَقَةٍ نَقْدِيَّةٍ كَبِيرَةٍ، لِأَنَّنِي كُنْتُ بِحَاجَةٍ إِلَى عُمْلَاتٍ مَعْدِنِيَّةٍ صَغِيرَةٍ.
Büyük bir banknotu bozdurmak için markete gittim, çünkü küçük paraya ihtiyacım vardı.
أَحْتَاجُ إِلَى الذَّهَابِ إِلَى الْبَنْكِ لِفَكِّ الشِّيكِ، لِأَنَّنِي بِحَاجَةٍ إِلَى الْمَالِ نَقْدًا.
Çeki bozdurmak için bankaya gitmem gerekiyor, çünkü nakit paraya ihtiyacım var.
أَرَدْتُ تَغْيِيرَ الدُّولَارِ إِلَى لِيرَةٍ تُرْكِيَّةٍ فِي مَكْتَبِ الصَّرَّافَةِ، لِأَنَّنِي سَأُنْفِقُ هُنَا.
Döviz bürosunda doları Türk lirasına bozdurmak istedim, çünkü burada harcama yapacağım.