bozunmak

بَدَأَ وَاجِهَةُ الْمَبْنَى فِي التَّدَهْوُرِ بِسُرْعَةٍ بِسَبَبِ الظُّرُوفِ الْجَوِّيَّةِ.

Hava koşulları nedeniyle bina cephesi hızla bozulmaya başladı.

تَتَحَلَّلُ الْأَطْعِمَةُ بِشَكْلٍ أَسْرَعَ فِي الْحَرَارَةِ، لِذَا قُمْ بِتَخْزِينِهَا فِي الثَّلَّاجَةِ.

Yiyecekler sıcakta daha hızlı bozulur, bu yüzden buzdolabında saklayın.

فَسَدَ الْحَلِيبُ لِأَنَّهُ بَقِيَ خَارِجَ الثَّلَّاجَةِ.

Süt buzdolabı dışında kaldığı için bozundu.

İlişkili Kelimeler