brülör

مَوْقِد — مَوَاقِد

أَشْعَلْتُ الْمَوْقِدَ لِطَهْيِ الطَّعَامِ عَلَى الْمَوْقِدِ.

Ocakta yemek pişirmek için brülörü yaktım.

الْمَنْزِلُ لَا يَتَدَفَّأُ لِأَنَّ حَرَّاقَةَ الْمِدْفَأَةِ مُعَطَّلَةٌ.

Kaloriferin brülörü arızalandığı için ev ısınmıyor.

شُعْلَة — شُعَل

تُنْتِجُ الشُّعْلَةُ الْمُسْتَخْدَمَةُ فِي اللِّحَامِ دَرَجَةَ حَرَارَةٍ عَالِيَةً جِدًّا.

Kaynak yaparken kullanılan brülör çok yüksek sıcaklık üretir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler