تَلَقَّيْنَا إِحَاطَةً قَبْلَ الِاجْتِمَاعِ.
Toplantı öncesinde bir brifing aldık.
تَلَقَّيْنَا إِحَاطَةً قَبْلَ الِاجْتِمَاعِ.
Toplantı öncesinde bir brifing aldık.
تَمَّ تَقْدِيمُ مُوجَزٍ قَصِيرٍ فِي الْمُؤْتَمَرِ الصَّحَفِيِّ.
Basın toplantısında kısa bir brifing verildi.
تَمَّ تَقْدِيمُ تَنْوِيرٍ حَوْلَ الْمَشْرُوعِ الْجَدِيدِ.
Yeni proje hakkında bir brifing yapıldı.