buğu

بُخَار — أَبْخِرَة

يَتَشَكَّلُ الْبُخَارُ عَلَى النَّوَافِذِ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ، مِمَّا يَجْعَلُ الرُّؤْيَةَ صَعْبَةً.

Soğuk havalarda camların üzerinde buğu oluşur, görüşü zorlaştırır.

فِي الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ، كَانَتْ هُنَاكَ طَبَقَةٌ رَقِيقَةٌ مِنَ الضَّبَابِ فَوْقَ الْبُحَيْرَةِ.

Sabah erken saatlerde gölün üzerinde ince bir buğu tabakası vardı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler