تُفَضِّلُ وَالِدَتِي تَبْخِيرَ الْخَضْرَوَاتِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.
Annem akşam yemeği için sebzeleri buğulamayı tercih ediyor.
تُفَضِّلُ وَالِدَتِي تَبْخِيرَ الْخَضْرَوَاتِ لِتَنَاوُلِ الْعَشَاءِ.
Annem akşam yemeği için sebzeleri buğulamayı tercih ediyor.
يَسْتَخْدِمُ الشِّيف تِقْنِيَّةً خَاصَّةً لِطَهْيِ السَّمَكِ بِالْبُخَارِ بِشَكْلٍ مِثَالِيٍّ.
Şef, balığı mükemmel bir şekilde buğulamak için özel bir teknik kullanıyor.