buğulanmak

تَغَشَّتِ الْمِرْآةُ بِالْبُخَارِ بَعْدَ الِاسْتِحْمَامِ.

Duştan sonra ayna buğulandı.

تَتَغَيَّمُ نَظَّارَاتِي عَلَى الْفَوْرِ فِي الطَّقْسِ الْبَارِدِ.

Soğuk havada gözlüklerim hemen buğulanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler